Bayram Özcan; Cihanbeyli / Kelhasan kasabası'nın bir yaylasında (çal'e awe) de bir gündönümünde dünyaya geldi. Müziğe küçük yaşlarda önceleri, qasık, gum, teyşt, gibi ev aletlerini çalarak "beyit" türü müzikler söylemekle başladı. 1970 de bağlamayla tanıştı, o cıvarda çok şeytani bir çalgı aleti olarak bilinen bağlamayi bulundurmak tıpkı şeytanla dost olmak gibi bir şeydi: Bayram Özcan, o çevre de "şeytani" bir alet olarak görünen dut oyma saziyle adeta dost olmuştu. Yani şeytanla yatıp kalkan asi bir genç olmuştu ve bunu bütün tepkilere rağmen göze almaktan geri kalmamişti, zira bilinmeyeni bilmek ve çevresine de tanıtmak istiyordu... "Bütün korkulara rağmen, bilinmeyenin meydan okumasını kabul etmek cesarettir. Korkular oradadır. Ama eğer sen tekrar tekrar bu meydan okumayı kabullenirsen, yavaş yavaş o korkular kaybolur."
Bayram Özcan O cıvarda, bağlamayla tanışan ilklerdendi. "Tamamıyla özgür olan sadece tek bir şey vardır ve bu da seçimsiz farkındalıktır. Başka her şey sınırlıdır." Bayram Özcan ya farkındalıktan özgürlüğe yada özgürlükten farkındalığa varma gereğine inaniyordu ve bu yolda kesintisiz devam etti. Şöyle düşünüyordu! "
Zeki insan koşulların gereklerine göre davranır, aptalsa önceden oluşturulmuş cevaplara göre davranır. Bayram Özcan koşşulların üzerinde inanma cesaretini gösterdi ve bulunduğu yerdeki ilklerin ödediği bedellerin hepsini uzunca yillar ödedi ta'ki neredeyse hane başına bir bağlama düşene dek.
Aşiklik geleneğine daha çok yakın hissediyordu kendısını. Aşik Mahsuni, Neşet Ertaş, Mehmet Erenler, Ali Ekber Çiçek, Ali Nurşani ve Şiwan Perwer gibi ozanlardan etkilenmişti. Sonraki yıllarda bir dönem, Arif Sağ müzik okuluna devam etti ve aralıklarla da özel dersler aldı. Üsül, kayide ve ozanlığın Edap erkanını öğrendi.
Aşiklik geleneğine daha çok yakın hissediyordu kendısını. Aşik Mahsuni, Neşet Ertaş, Mehmet Erenler, Ali Ekber Çiçek, Ali Nurşani ve Şiwan Perwer gibi ozanlardan etkilenmişti. Sonraki yıllarda bir dönem, Arif Sağ müzik okuluna devam etti ve aralıklarla da özel dersler aldı. Üsül, kayide ve ozanlığın Edap erkanını öğrendi.
Yurt dişindayken, Çeşitli vilayetlerde ve belediyelerde Öğretmenlik yaptı bağlama ve ritim dersleri verdi bir çok kişi nın bağlama öğrenmesıne katkı sağladı (1982 - 1992) O süreç içinde kendisinin kurduğu müzik gurubu'ile, Düğün, dernek, kültür festivalleri ve bir çok aktivitelere ve etkinliklere katıldı. Çok sayıda bestesi var söz ve müziğin kendisine ait olan, " BOSTANE " kürtlerin bulunduğu her yerde çoşkuyla okunmaktadır. Kendi yöresinde bilinipte ama duyulmamiş çok sayida türküyüde düzenleyerek ilk defa geniş kitlelere duyurdu örneğin! " FATE - XATİCE - CİNDİ - DİNO - KAMIL ZİYA " dır.
Bayram Özcan, sevgili müzik severlere hataları, yanlişları ve eksiklerı için bir ricada bulunur!
Hata yapmak insana mahsustur; bağışlamak da insana mahsustur, derim ben. Kendini bağışlamaksa en yüce erdemlerden biridir; çünkü kendini bağışlayamazsan, dünyada başka hiç kimseyi bağışlaman mümkün değildir Ben kendimi bağışladım sizde beni lütfen bağışlarsanız sevinirim'der ve ekler. "HER GERÇEĞİN ETKİN VE İNKAR EDİLEMEZ BİR VARLIĞA KAVUŞTUĞU YER, ANCAK İNSANIN HAYALİDİR. SANATIN DA, HAYATIN DA, ESAS USTASI İCAT DEĞİL HAYALDİR"...
Hata yapmak insana mahsustur; bağışlamak da insana mahsustur, derim ben. Kendini bağışlamaksa en yüce erdemlerden biridir; çünkü kendini bağışlayamazsan, dünyada başka hiç kimseyi bağışlaman mümkün değildir Ben kendimi bağışladım sizde beni lütfen bağışlarsanız sevinirim'der ve ekler. "HER GERÇEĞİN ETKİN VE İNKAR EDİLEMEZ BİR VARLIĞA KAVUŞTUĞU YER, ANCAK İNSANIN HAYALİDİR. SANATIN DA, HAYATIN DA, ESAS USTASI İCAT DEĞİL HAYALDİR"...







